Müşteri Desteği:

Bizi Arayın: +90 533 440 0 444

Bize Yazın: destek@genelag.net

Renk Teorisi ve Zıt Renklerin Kullanımı

In: Grafik Tasarım

Renk Teorisi

Renk ilk bakışta çok basit görünen bir kavram gibi karşımıza çıkıyor. Gözümü açtığımızda baktığımız her şeyin ve hatta gözümüz kapalıyken gördüğümüz karanlığın bile bir rengi var. Gördüğüm bu renkler sadece cisimleri algılamamıza yardımcı olmakla kalmıyor. Aynı zamanda ruh halimize veya seçimlerimize de yön veriyor. Bu açıdan bakıldığında bilhassa web tasarımı gerçekleştirirken doğru renk ya da şema seçmenin önemi ortaya çıkmakta. Renk teorisi kavramı tam da bu noktada ortaya çıkıyor. Tasarımlar için uygun renk seçimlerini yapmak, bu renkleri doğru şablonlar ya da şemalar altında bir araya getirmek ve bu yolla web sitesi ziyaretçilerinin seçimlerine etki etmek sanıldığı kadar basit değil. Renk teorisi tüm bunları gerçekleştirmek isteyen tasarımcılara rehberlik eden bir kavram. Bu yazımızda sizlere detaylı olarak renk teorisi nedir sorusunun yanıtını vermekteyiz.

Renk Teorisi Nedir?

Renk teorisi temelde hangi renklerin bir arada daha uyumlu olduğuna ve hangi kombinasyonlarla daha etkili bir tasarım elde edebileceğinizi gösteren bir tasarım rehberidir. Sanat ve bilimi bir araya getiren bu teorinin ilk temelleri Isaac Newton tarafından atılmıştır. Teori ortaya atıldığı ilk dönemlerden itibaren farklı bilim insanları tarafından günden güne geliştirilmiştir. Bu gelişmeler sayesinde günümüz teknolojilerinde önemli bir yere sahip olan web tasarımı da farklı bir boyut kazanmıştır. Web tasarımı yaparken renk teorisi kullanılarak kullanıcıyı etkileyen, web sitesinde tutan ve seçimlerini belirleyen etkili tasarımlar ortaya koyulabilmektedir. Bir anlamda bu teoriyi etkili bir şekilde kullanabilmek tasarımcılara profesyonel web tasarımının da kapılarını aralamaktadır. Bu teoriyi iyi kavrayabilmek için öncelikle renkleri yakından tanıyarak başlayalım!

Renk Çemberi

Renk çemberi renk uyumu için önemli olan noktaların başında gelmekte. Isaac Newton tarafından oluşturulmuş olan bu çemberde ana renkler ve ara renkler tanımlanmaktadır. Renkler 3 kategoride incelenebilir. Bunlar birincil renkler, ikincil renkler ve üçüncül renkler olarak sınıflandırılmaktadır.

1.Birincil Renkler

Birincil renkler, yani ana renkler birbirleriyle karıştırılarak farklı renklerin ya da renk tonlarının oluşturulmasını sağlayan renk grubudur. Birincil renkler şu şekildedir:

  • Mavi
  • Kırmızı
  • Sarı

Ana renkler olarak isimlendirilmesinin bir diğer nedeni ise başka renklerin karışımıyla elde edilememesidir.

2.İkincil Renkler

İkincil renkler birincil renklerin eşit oranlarla bir araya getirilmesi sonucu meydana çıkan renk sınıfıdır. İkincil renkler ve renk formülleri aşağıda verildiği şekildedir:

  • Mor: Kırmızı + Mavi
  • Turuncu: Kırmızı + Sarı
  • Yeşil: Mavi + Sarı

İkincil renkler aynı zamanda ara renkler olarak da isimlendirilmektedir.

3.Üçüncül Renkler

Üçüncül renk sınıfı ikincil renk sınıfıyla benzer şekilde ana renkler ve onların birbiriyle karışımı sonucunda oluşmaktadır. İkincil renk sınıfından farklı olarak üçüncül renk sınıfındaki renkler oluştururken eşit oranlar kullanılmaz. Bu renk sınıfı birincil renklerin farklı oranlarda birleştirilmesiyle oluşturulmaktadır. Üçüncül renk sınıflandırması ve formülleri aşağıda verilmiştir:

  • Chartreuse (Açık Yeşil): Sarı + Yeşil
  • Macenta: Kırmızı + Mor
  • Kehribar: Sarı + Turuncu
  • Vermilyon (Çin Kırmızı/Parlak Kırmızı): Kırmızı + Turuncu
  • Teal: Mavi + Yeşil
  • Violet (Menekşe): Mavi + Mor

Renk Tonları

Renk çemberi hakkında bir diğer önemli konu ise renk tonları olarak karşımıza çıkmakta. Renk tonları basitçe yukarıda belirttiğimiz çemberde yer alan renklerin doygunlukları olarak açıklanabilir. Bu tonlar elde edilirken siyah, beyaz ve gri renkler kullanılır. Bu üç renk belirli oranlarda çemberde bulunan renklerle karıştırılarak parlak, koyu ya da yumuşak tonda renklerin elde edilmesini sağlar. Renk tonları 3 alt başlık altında incelenebilir.

  • Açık Ton (Tint): Renk çemberi içerisinde yer alan renklerden seçilen bir tanesine belirli tonlarda beyaz rengin karıştırılmasıyla elde edilir. Bu sayede yumuşak ve açık bir renk sağlanır.
  • Koyu Ton (Shade): Seçilen bir renge istenilen oranlarda siyah rengin karıştırılmasıyla elde edilen renk tonudur.
  • Tone: Seçilen bir renge istenilen oranda gri rengin karıştırılmasıyla elde edilir. Türkçe olarak tam bir tanımlamasını yapmak mümkün değildir. Bazı kaynaklarda doygunluk şeklinde tanımlanmıştır. Ancak kabaca rengin yumuşaklığını yitirmesi, matlaşması veya kirlenmesi şeklinde açıklaması yapılabilir.

Renklerin Etkileri Nelerdir?

Renk çemberi açıklaması yukarıda detaylı olarak açıklandı. Ancak renkler sadece tonlardan ve sınıflandırmalardan mı ibaret? Yazımızın ilk başında da bahsettiğimiz gibi renklerin insan üzerindeki etkileri oldukça büyük. Bu da demek oluyor ki her rengin farklı bir anlamı ve etkisi var. Renklerin anlamları ve etkileri sırasıyla şu şekilde açıklanabilir:

  • Mavi: Huzur, güven ve kendinden eminlik hissi sağlar.
  • Kırmızı: Enerji, güç veya tutku gibi kavramları simgeler.
  • Sarı: Mutluluk hissi verir.
  • Mor: Yaratıcılığı simgeler.
  • Turuncu: Coşku ve sevinç gibi duyguların sembolüdür.
  • Yeşil: Zekâ ve mutluluk gibi güçlü kavramları sembolize etmektedir.
  • Beyaz: Masumiyet ve güven gibi duygu hisleri oluşturur.
  • Siyah: Gizem ve gücü simgelemektedir.

Yukarıda yapmış olduğumuz açıklamalar her renk için genel tanımlamalardır. Renklerin etkilerini değiştiren, azaltan veya arttıran en önemli unsur tonlamalardır. Örneğin web sitenizi tasarlarken kullanacağınız sarı rengin ziyaretçilerinize mutluluk hissini aşılamasını hedeflerken aşırı koyu tonları kullanımda bu durum tam tersine dönebilir!

RGB ve CMYK Nedir?

Renk teorisi kuramı kapsamında renkleri ve renk tonlarını yakından tanıdık. Birincil renklerin tüm renkleri oluşturan ana unsurlar olduğundan bahsettik. Ancak sandığımızın aksine sarı, mavi ve kırmızı ana renkler olmayabilir mi? Elbette sarı, kırmızı ve mavi birincil renkler. Ancak işin içine ışık girince durum farklı bir boyuta geçiyor. Burada da devreye klasik sentez kuramı ve dijital sentez kuramı kavramları giriyor. Klasik sentez kuramı en baştan beri bahsettiğimiz birincil renklerin kullanılmasıyla farklı renklerin elde edilebileceği teoridir.

Dijital sentez kuramı ise yukarıda bahsettiğimiz renkleri dijital olarak elde etmeye dayanıyor. Ancak burada kullanılan birincil renkler klasik kuramdan biraz daha farklı. Dijital sentez kuramının klasik kuramdan farklı olmasının ana nedeni ise sarı, kırmızı ve mavi renkleri kullanarak diğer renkleri elde ederken kullandığımız zeminin beyaz olması, ancak dijital ortamda zeminin siyahtan oluşmasıdır. Yani beyaz bir kâğıt üzerinde ana renkleri karıştırmakla siyah bir zemin üzerinde ana renkleri karıştırmak bambaşka sonuçlar doğurabilir. Bu durum ise dijital ortamda renkleri kullanarak gerçekleştirdiğiniz tasarımlarda ciddi farklılıklara yol açabilir. Bu nedenle dijital ortamda renkler dijital sentez kuramı yöntemleri kullanılarak gerçekleştiriliyor. Dijital sentez kuramıyla renkleri elde etmenin ise iki farklı yolu bulunuyor. Bunlar RGB ve CMYK. Gelin bu kavramlara daha yakından bakalım.

RGB

RGB kavramı toplamsal sentez kuramı olarak da biliniyor. Türkçe açılımı ise kırmızı, yeşil ve mavi şeklinde. Yani yukarıda bahsetmiş olduğumuz ana renklerden farklı. Bilgisayar ortamında bu üç rengi bir araya getirdiğinizde beyaz rengi elde edebilirsiniz. Web tasarımında kullanılan birçok program ve yazılım dili RGB üzerinden renk seçimi sunar. Bu nedenle web tasarımlarınızı gerçekleştirirken RGB kuramını baz alarak tasarımlarınızı gerçekleştirmeniz gerekir.

CMYK

CMYK çıkarımsal sentez kuramı olarak bilinmektedir. Türkçe açılımı cyan, magenta, sarı ve siyah şeklindedir. Bu renkleri çıkararak beyaz rengi elde edebilirsiniz ya da başka bir deyişle bu renkleri ne kadar fazla birbiriyle karıştırırsanız siyaha o kadar fazla yaklaşabilirsiniz. Kulağa kafa karıştırıcı geldiğinin farkındayız. Ancak bu kuram yazıcıdan çıktı ya da baskı alınırken oldukça işe yaramakta. Örneğin yazıcıdan bir çıktı aldığınızı düşünün. Boş bir beyaz kâğıda yazdırdığınız ilk çıktıda renklerin beyaz zemin üzerinde ne kadar canlı olduğunu fark edeceksiniz. Ancak aynı kağıdının üzerine tekrar baskı yaptığınızda bu sefer de renklerin iyice siyaha yaklaştığını da fark edeceksin. Burada amaç dijital ortamdaki bir baskıyı çıktı alırken renklerin gerçek hayattaki tonlarla uyuşmasını sağlamaktadır.

Yukarıda bahsettiğimiz iki kavram aslında bilgisayarınızda sıklıkla karşılaştığınız terimler. Özellikle dijital ortamda bir tasarım yapıyorsanız muhtemelen RGB kuramını kullanarak bu tasarımları gerçekleştiriyorsunuzdur. Ancak, eğer bu tasarımı bastırmak istiyorsanız dijitaldeki tonları birebir yakalamak için baskı öncesi CMYK kuramına uygun şekilde ayarlarınızı değiştirmeniz gerektiğini unutmayın.

Yazımızın ikinci kısmında renkleri nasıl profesyonel ve uygun şekilde kullanabileceğinizi detaylı olarak açıkladık.

Merhaba güzel bir başlangıçtır.

Her zaman yeni proje tekliflerine, yaratıcı fikirlere, pazarlama kampanyalarına ve bilgi teknolojileri tekliflerine açığız.

İş başvurularınız, staj ve eğitim gibi talepleriniz için kariyer sayfamıza gidebilirsiniz.